bilye

ÇOCUKLUĞUMUZ

 

bilye

 

Dünde kaldı çocukluğumuz

Nasılda geçiyor zaman

Hala hatırımda

Sokaklarda delice koştuğumuz

Toprağa gömerdim kazandığım bilyeleri

Bir testinin içinde

Kimseler görmesin

Bilmesin diye

Ne iyi saklamışım

Bulamadım hala yerini.

Topaçlarımız vardı eskiden

Kaytanla sarar

dönderirdik sırayla

Öyle hızlı atmalıydık ki topacı

Vınlama sesi gelmeliydi mutlaka

Düşürmeden avucumuza alırdık sonra

Ve dönerdi  avucumuzda zaman

Ellerimizde dönerdi mutluluk.

 

Kibrit kutularını keser 

Numaralandırırdık

On binlerce kibrit kağıdımız olurdu

Kav, Malazlar ve  daha onlarcası

çok değişik markalar

Geceleri oyun keğadımızdı onlar

Oynardık uykumuz gelene kadar.

Mutlu olmak için nedenlerimiz vardı eskiden

Çok oyunlarımız vardı

Hepsi birbirinden heyecanlı

Yüksek bir taşın üstüne çıkardı birimiz

Diğerleri bağırırdı sırayla

Ala Geyik!

-Efendim

Nerden çıktın?

-Yer altından

Ne yersin?

-İnsan eti

Ne içersin ?

-İnsan kanı

Bizi de yer misin?

Biterken son cümle başlardı kaçışmalar

Ebe olurdu ilk yakalanan

Her şey oyundu bizim için

Sokaklar cıvıl cıvıl çocuklarla dolardı

Gecenin son saatlerine kadar kalırdık

Güvenliydi sokaklar

Annelerimiz elinde sopayla gelirdi peşimize

O bile oyunun bir parçasıydı

Polisiye bir film gibiydi çocukluğumuz

Bağırırdı annelerimiz

Öfkeyle koşardı peşimizden

 

 Şikayet ederdi annelerimiz

Babalarımız evde beklerdi bizi 

Nar çubuğu da eksik olmazdı evden

Akşam kesin dayak var

Kaçın çocuklar kaçın!

Dayak yerken bile mutlu olurduk o gün

Göz yaşı olarak dökülürdü

tüm günün mutluluğu.

Koca adamlar olduk şimdi

Sokaklarda artık çocuk yok eskisi gibi.

 

 

 

 

 

Share Button

Yorum Yazın